odevyerin
odevyerin 0 Takipçi | 0 Takip
18 06 2017

LYS soru ve cevapları yayınlandı!-ÖSYM 2017 LYS soru ve cevaplar

2017 LYS sınavının son oturumu Edebiyat Coğrafya testi ile sona erdi. Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen LYS 4 ve LYS 1 sınavının ardından bu hafta sonu LYS 5 ve LYS 2 oturumları dün gerçekleştirildi. Yüz Binlerce aday Üniversite hayalllerine kavuşabilmek istediği Üniversite ve bölümü kazanabilmek için sınavlarda ter döktü. LYS sınavlarının sona ermesi ile birlikte adaylar gözlerini ÖSYM'den yapılacak olan açıklmaya dikti. Az önce ÖSYM kendi resmi sitesi üzerinden sınav soru ve cevaplarını erişime açtı.  LYS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ÖSYM'nin sınav takvimine göre 2017 LYS sonuçlarının açıklanacağı tarih 11 Temmuz olarak belirlendi. Adaylar sınav sonuçları ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden öğrenebilecekler. LYS SORU VE  CEVAPLARI İÇİN TIKLAYINIZ 2017 LYS-4, LYS-1, LYS-2, LYS-5, LYS-3 (Sosyal Bilimler, Matematik, Fen Bilimleri, Yabancı Dil, Edebiyat-Coğrafya): Soru Kitapçığı ve Cevap Anahtarının Yayımlanması 10-11 Haziran 2017 tarihlerinde uygulanan LYS-4 (Sosyal Bilimler), LYS-1 (Matematik), 17 Haziran 2017 tarihinde uygulanan LYS-2 (Fen Bilimleri), LYS-5 (Yabancı Dil) ile 18 Haziran 2017 tarihinde gerçekleşen LYS-3 (Edebiyat-Coğrafya) Temel Soru Kitapçığı ile Cevap Anahtarına, 18 Haziran 2017 tarihinde saat 13:30’dan itibaren aşağıdaki bağlantıdan erişilebilecektir.  2017-LYS’de kullanılan sorular, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliğinde olup, telif hakları ÖSYM’ye aittir. ÖSYM’nin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde çoğaltılamaz, dağıtılamaz ve yayınlanamaz. Adaylara ve kamuoyuna saygıyla duyurulur. SOSYAL MEDYADA LYS 3 DEĞERLENDİRMESİ Eren? @Kimbumek34  Lys edebiyattan hoşlandım galiba çok güzel bakıştı... Devamı

15 06 2017

Eğitimde zaman yönetimi ve akademik başarı-2017 Haziran Öğretmen

Örnek Olay  Ayşe Öğretmen, dersin bitiş zili çaldığında, sınıftan çıkmak için hazırlanan öğrencilere baktı ve “Çocuklar, bugün sizinle bu konuyu bitirmeyi düşünüyordum. Ama sizlerin sorduğu sorular nedeniyle bitiremedim. Onun için sizinle yarınki dersimizde önce, bugün kaldığımız yerden devam edip bu konuyu bitirmemiz gerekiyor. Daha sonra dersin geri kalan kısmında ise, yarın işleyeceğimiz konuya geçeriz.” dedi. Öğrencilerle birlikte sınıftan çıkarken, oldukça sinirli idi. Çünkü, okulların kapanmasına az bir süre kalmasına karşın, işlemesi gereken daha bir çok konu vardı. Bu konuları nasıl yetiştirebilirdi. Zaten Bakanlık’tan gelen müfredatta da bu kadar çok konu başlığının bulunması da gereksizdi. İşte bu yılda yetiştiremeyeceği konular vardı. Bu düşüncelerle yürürken öğretmenler odasına gelmişti. Kapıda İngilizce öğretmeni Gül Hanım ile karşılaştı. Gül Hanım, neşeyle elindeki formları göstererek “Önümüzdeki yıl yüksek lisans sınavlarına girmeyi düşünüyorum. Bu nedenle Lisansüstü Eğitim Sınavı başvuru formlarından aldım. Formları doldurayım, sinemaya giderken kardeşime bırakacağım. O da kendi evrakları ile birlikte benimkileri de teslim edecek.” dedi ve biraz bekleyip bekleyemeyeceğini sordu. Bir çay içerken formları doldurmakta olan arkadaşını izliyordu. Kendisini oldukça yorgun hissetmesine karşın arkadaşının neşesi ve enerjisine şaşkınlıkla bakarak “Bu kadar enerjiyi nereden buluyorsun anlamıyorum. Ben çarşıya gitmeye zaman bulamıyorum. Oysa sen hem kendine zaman ayırabiliyorsun hem de işlemek istediğin konuları yetiştirememe gibi bir sorun yaşamıyorsun. Ben bugün yine planladığım konuyu bitiremedim.&rd... Devamı

15 06 2017

Şiddetin nedenleri ve şiddete karşı alınabilecek önlemler-2017 H

nedenleri ve şiddete karşı alınabilecek önlemler-2017 Haziran Öğretmen Seminer Çalışması   Okullarda şiddetin önlenmesi amacıyla seminer düzenlenmiştir. Şiddet; kişinin bilinçli olarak kendisine, başkasına veya bir topluluğa karşı yaralanma, ölüm, psikolojik zarar; fizyolojik, zihinsel ve duyuşsal gelişmede gerilik, yoksunlukla sonuçlanan davranış örüntüleridir. Çağımızın iletişim teknolojilerinin hızla gelişip yaygınlaştığı bir çağ olması, kitlelere çok geniş olanaklar sunması birçok sorunu da beraberinde getirmektedir. Özellikle basın-yayın organlarının ve kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması, kendilerine hedef kitle olarak gençleri seçmesi; onlara yönelik yayınların ilgi çekici ve etkileyici olma gereğini ortaya çıkarıyor. Bu durum medyada bilgi, eğitim, kültür aktarma yerine aksiyon ağırlıklı yapılanmaya gidilmesine sebep olmaktadır. Okulda Şiddet Nedir? / Alınacak Önlemler Okullardaki eğitim öğretim çalışmalarının daha özgür bir ortama kavuşmasıyla birlikte, niteliği daha yüksek bir eğitimin gerçekleştirilebileceği düşünülürken, okul içindeki öğrenci – öğrenci ve öğrenci – öğretmen ilişkilerinde gözle görülür bir gevşeme ortaya çıkmıştır. Çünkü sağlıklı bir bilinç yapısına sahip olmayan bireyler için özgürlüğün sınırı yoktur. Bu sınır tanımamazlık, başkalarının herhangi bir alanda kısıtlanmasına neden olduğunda, şiddetin ilk adımı olan “duyguların yıpratılması” ile karşılaşmak olasıdır. Okulda şiddet, okul iklimi üzerinde olumsuz sonuçlar üreten, öğrencilerin öğrenme süreçlerine zarar veren, onların gelişimlerini engelle... Devamı

15 06 2017

Okul çevre güvenliği-2017 Haziran Öğretmen Seminer Çalışması

Okul çevre güvenliği Günümüzde toplumsal yaşam normlarındaki farklılaşmalar, sosyo-ekonomik yapıda yaşanan dönüşümler ve yükselen yaşam beklentileri, okullarda yeni  güvenlik tehditleri oluşturmaktadır   Okullarda farklı donemlerde tehdit olarak algılanan unsurlardaki değişim, oncelikle bu yeni yapının anlaşılmasınıgerekli kılmaktadır. Okullarda oluşan yeni risklerin ve guvenlik tehditlerininkapsamlı bir analizinin yanı sıra, bu tehditlerin en aza indirilmesindefarklı aktorlere duşen sorumlulukların tanımlanması elzemdir. Genel kanının aksine, okul guvenliğinin sağlanmasına yonelik uygulamalar, sadece şiddetin ve/veya sucun onlenmesine yonelik calışmalardan oluşmaz. Okul guvenliğinin aşamaları, okul ve cevresindeki fiziksel şartların dezavantajlı konumlarının giderilip, guvenli hale getirilmelerinden, cocuk gelişimi ve psikolojisi konusunda eğitimli personele; suc ve şiddet karşısında farkındalığın oluşturulmasından, oğrencilerin aileleri ile olan sağlıklı ve etkili bir iletişime kadar uzanan geniş bir yelpazede ele alınmalıdır. Bu raporun amacı, ulkemizde oğrenci ve eğitimcileri kapsayan şekilde okul ve okul cevresi guvenliğinin farklı boyutlarını tartışmak, bu sorunların nedenlerini incelemek ve oluşan guvenlik tehditlerine karşı cok sektorlu stratejiler geliştirilmesi yonunde oneriler sunmaktır. Raporun son kısmında yer alan Okul ve Okul Cevresi Guvenliği Eylem Planı, okul ve okul cevresi guvenliğinden sorumlu farklı aktorlere duşen rolleri tanımlamakta, one cıkan sorunların cozumunde işbirliği yapılacak aktorleri uygulamaya yonelik şekilde ele almaktadır. Güvenli okul, genclerin ve cocukların oğretmenlerden, okulyoneticilerinden ve okulda gorevli kişilerden veya akranlarından şiddet gormediği ve şiddet gorme korkusu yaşamadığı bir ortam olarak tanımlanmaktadır. Bunun yanı sıra, okulun sosyal ... Devamı

15 06 2017

İş sağlığı ve iş güvenliği konuları-2017 Haziran Öğretmen Semine

İş sağlığı ve iş güvenliği konuları İşverenler, çalışanlarının tehlikelere ve risklere karşı korunmaları için gerekli eğitim almalarını sağlar. Eğitimler, çalışanların yasal hak ve sorumlulukları ile maruz kalabilecekleri mesleki riskleri içeren programlardan oluşmaktadır. Asıl işveren – alt işveren ilişkisi bulunan işyerlerinde, alt işverenin çalışanlarına verilen eğitimlerinden asıl işveren alt işverenle birlikte sorumludur. Eğitim Planı Genel eğitim planına uygun olarak yıl içinde düzenlenecek eğitimleri içeren Yıllık Eğitim Programı hazırlanır. Eğitimlerin Uygulanması Eğitimler, yönetmelikte belirtildiği üzere üç gruba ayrılır; Yeni Eğitim (İş Başı Eğitimi): İşe yeni giren çalışana verilen eğitimdir. Eğitimde, işyerinin kısaca tanıtımı yapılır, genel iş sağlığı ve güvenliği konuları hakkında çalışan bilgilendirilir. İlave Eğitim: Çalışanların iş güvenliği konuları hakkındaki eksikliklerini tamamlamak ve mesleki niteliklerini geliştirmek için verilen eğitimlerdir. İleri Eğitim: Çalışanların iş güvenliği ve mesleki düzeylerini yükseltmek ve mesleki anlamda işletme körlüğünü ortadan kaldırmak için verilen eğitimlerdir. İşyerinde Çalışanların Almaları Gereken Eğitimler 1) Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi İşverenler, tüm çalışanlarının temel iş sağlığı ve güvenliği konularını içeren eğitim almalarını sağlamalıdır. 2) Geçici ve belirli süreli işlerde eğitim Geçici ve belirli süreli işlerde çalışanlara, yapacakları işin risklerini bildiren gerekli eğitim verilmelidir. 3) Yangın Eğitimi İşverenler, tüm çalışanlarının yangın olayı ve yangından korunma konularını içeren eğitim almalarını sağlamalıdır. 4) İşlere Yön... Devamı

15 06 2017

Değerler Eğitimi-2017 Haziran Öğretmen Seminer Çalışması

    Değerler, aklın ve kalbin birlikte uyum içinde olması şeklinde tanımlanabilir. Ahlaki, kültürel, ruhsal, toplumsal ve bireysel alana ilişkin uygun duyarlılık geliştirmeyi ve bunları içselleştirmeyi içerir. Toplumsal ve insani değerler insan yaşamının en önemli yanını oluşturur. Sevgi, cesaret, dostluk, yardımlaşma, temizlik, saygı, doğruluk, nezaket ve benzerleri önem verilen toplumsal değerlerdir. Değerler toplum için önemlidir, değerlere uygun davranan insanlar da toplum gözünde değerlidir. Değerler sadece günlük eylem ve davranışlarımıza rehberlik eden ilke ve ölçütler olmaları bakımından değil, genel yaşam tarzımızı ve yönünü etkileme, belirleme açısından da önemlidir. Bu belirleme, seçeceğimiz meslekten, ülkesi veya insanlık için özveride bulunmaya, nasıl bir anne veya baba olacağımıza kadar geniş ve önemli bir alanı kapsar. Toplumsal yaşantımızın temel yapısını oluşturan milli, manevi, sosyal, ahlaki ve kültürel değerlerimizden olan; Yardımlaşma Dürüstlük Sorumluluk Sevgi Hoşgörü Saygı Barış Özgüven v.b gibi kazanımları öğrencilerimize kazandırmak amacıyla yapılan çalışmalardır.   ÖNEM: Okul öncesi eğitimde çocukları tüm gelişim alanlarında desteklemek hedeflenir ve kaliteli bir okul öncesi eğitimde akademik becerilerin yanı sıra toplumsal değerlere de yer verilmelidir. Okul öncesi dönemde kendine güvenme, sorumluluk alma, sorumluluklarını yerine getirme, bir göreve başlama/ görevi tamamlama, takım çalışması, yalan söylememe, nezaket kelimelerini kullanma gibi değerlerin kazandırılması çocuğun tüm yaşamı boyunca kullanacağı becerileri de beraberinde getirir. İyi bir değerler eğitimi çocuğun kişi... Devamı

15 06 2017

Kaynaştırma Eğitimi-2017 Haziran Öğretmen Seminer Çalışması

Kaynaştırma, ilköğretim okullarında en fazla üzerinde durulan konulardan biridir.Genellikle de sorunlarıyla gündeme gelmektedir. Ancak, ülkemizde yapılacak belli düzenlemelerle sorun olmaktan çıkabilecek ve özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilerin hem sosyal hem de akademik gereksinimlerini karşılamada etkili bir yol olabilecektir. Kaynaştırma sınıfına yerleştirilen özel gereksinimli öğrencilere ve sınıf öğretmenlerine belli destekler sağlanması ile problemlerin en büyüğünün üstesinden gelinebilecektir. Ancak, ülkemizde var olan personel sıkıntısı, bu desteğin sağlanmasında engel oluşturmaktadır. Bu sebeple hazırlanan kaynaklarla kaynaştırma öğrencisi olan öğretmenlere destek olunması amaçlanmaktadır. Kaynaştırmayla İlgili Yasal Düzenlemeler İlk olarak 1975 yılında ABD’de yürürlüğe giren PL 94-142 Tüm Engelliler İçin Eğitim Yasası’nda kullanılan “en az kısıtlayıcı eğitim ortamı” kavramı, 1977-1978 öğretim yılında ilk kez uygulamaya başlandığında, “kaynaştırma” olarak adlandırılmıştır. En az kısıtlayıcı eğitim ortamı, öğrencinin bireysel özelliklerine bağlı olarak kendi yakınları ve akranları ile mümkün olan en fazla düzeyde bir arada olabileceği; yine bireysel özellikleri göz önünde bulundurularak, eğitsel gereksinimlerinin en yüksek oranda karşılanabileceği eğitim ortamıdır. Kaynaştırma ise, gerektiğinde sınıf öğretmenine veya yetersizliği olan öğrenciye destek özel eğitim hizmetleri sağlanması koşulu ile yetersizliği olan öğrencilerin normal eğitim ortamlarında eğitilmesidir. ABD’de eğitim 1975 yılında PL 94-142 ile yerel yönetimlere bağlanmış ve yerel yönetimler 3-21 yaş arasındaki yetersizliği olan tüm çocuklara, yetersizliklerinin derecesi ne kadar olurs... Devamı

15 06 2017

Bireyselleştirilmiş eğitim programları-2017 Haziran Öğretmen Sem

Bireyselleştirilmiş eğitim programları Bir özel eğitim programıdır. Özel eğitim gerektiren birey için geliştirilmiş ve ailesi tarafından onaylanmış bu program; bireyin, ailenin, öğretmenin gereksinimleri doğrultusunda hazırlanmıştır ve hedeflenen amaçlarda verilecek destek eğitim hizmetlerini içerir. Özel eğitim gerektiren öğrencinin, normal sınıf düzeyinde belirlenmiş beklentilerinden farklı olarak, belirlenen bir süre içinde öğrenme beklentilerinin, ihtiyaçlarının, ilgilerinin ve performansının bir özetidir. Normal okul programındaki değişiklikleri ve uyarlamaları içeren ve her özel eğitim gerektiren öğrenci için hazırlanan yazılı bir plandır. Özel eğitim gerektiren öğrencinin gelişimini gözlemek ve iletişim kurmak için öğretmenlere yardımcı olan bir araçtır. Okul personeli ve destek hizmetleri veren kişilerin birlikte geliştirdikleri, uygulandıkları ve gelişmeleri izledikleri bir plandır. Gerektiğinde düzeltilebilen ve değiştirilebilen esnek bir çalışma programıdır.   BEP'in Amacı Çocuğun eğitsel değerlendirmesini yaparak, tüm gelişim alanlarındaki güçlü ve zayıf yönlerini ve gereksinimlerini belirlemek; aynı zamanda çocuğun tüm gelişim alanlarında sahip olduğu becerileri dikkate alarak uygun eğitim ortamlarına yerleştirmek ve çocukların uygun eğitim almalarını sağlamaktır.   Okullarda BEP Hazırlama Aşamaları Okul müdürü ve görevlendireceği müdür yardımcısı başkanlığında BEP Geliştirme Birimi kurulur. BEP Birimi sene başında yapılan kurul toplantısında belirlenir. BEP’i BEP Geliştirme Birimi hazırlar. Öğrencinin eğitsel performansı belirlenir. Destek hizmetler ve eğitim ortamları belirlenir. Uzun D&o... Devamı

15 06 2017

2016-2017 Yıl Sonu Ders Kesim Raporu

Devamı

15 06 2017

Kapsayıcı eğitim-2017 Haziran Öğretmen Seminer Çalışması

Kapsayıcı eğitim Kapsayıcı eğitim-öğretim, pratisyenler ve eğitim araştırıcıları tarafından oullarda uygulanan sosyal adaletin en üstün hâli olarak tutulmuştur. Eğitim-öğretim kuramının gelişimi; geçmiş zamanların ayrımlı eğitim-öğretim tatbikatından, ve özellikle engel teşhisi konulan çocukların okullarda ayrılımından, bir ilerleme olarak, bir ilerleme olarak görülmüştür. Bu iddia, kapsayıcı eğitim-öğretim içermelerinin profesyoneller tarafından değerlendirilmesini kısıtlandırmıştır: kapsayıcı eğitim-öğretim, okulların ayrımcılığına karşı, sosyal adalet amaçlı bir çözüm olarak sunulmasına rağmen, okullardaki kısıtlayıcılığın, ayarlayıcılığın, ve ayrımcılığın yeni yüzü hâline getirilmiştir (Graham & Slee, 2006).             Çocukların kapsayıcı eğitim-öğretimde kısıtlanması, engelliliğin sosyal kavransallıştırmasının eğitim-öğretim üzerinde kurulmuş hegemonyasına atfedilebilir. Engellik, kavram olarak medikal ve bireyci bir bakışla—bireylerin biyolojik veya fiziksel özellikleri ve farklılıkları nedeniyle akranlarından farklılıkları ve yetersizlikleri olarak—kurulmuştur (Graham & Slee, 2006). Bu sosyal kavramsallaştırmanın altında, kendilerinin yabancılaştırılmalarını yok etmek, engelli bireylerin sorumluluğudur; engelleyici özelliklerini değiştirerek, ve kişiliklerinin belli kısımlarını silerek, engel teşhisi konulmuş insanlar sosyeteleri tarafından kabullenebilirler. Bu görüş, sözde kapsayıcı eğitim-öğretime uygulanmıştır. Gelişimleri tipik olarak görülen yaşıtlarının tersine, engel teşhisli çocuklar, sınıf aktivitelerine normal bir usulda katılmaları için, kontrol edilirler ve ayarlanırlar.             Okullarda kısıt... Devamı

15 06 2017

Öğrenci Devamsızlığının Azaltılması için alınacak tedbirler-2017

Öğrenci Devamsızlığının Azaltılması için alınacak tedbirler Okullarımızda öğrencilerin devamsızlık sebepleri belirtildikten sonra, devamsızlık problemlerini çözebilmek için anayasamızın 58. Maddesinde belirtildiği gibi “Devlet gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan korumak için gerekli tedbirleri alır.” Hükmüne göre devamsızlık sebeplerini bir bütün olarak düşünüp ele alarak; 1. Öğrencilere kazandırılacak bilgi ve becerilerin, kazandırılması düşünülen iyi alışkanlıkların davranış haline gelebilmesi için derslik, Laboratuar, işlik, kitaplık, atölye, oyun alanı gibi bölümlerin yeterli araç ve gereçlerle donatılmalı, öğrencilerin mutlaka faydalanmaları sağlanmalıdır. 2. Öğrenciye ihtiyaç nispetinde gerektiği zaman sevgi, saygı, şefkat ve alaka gösterilmelidir. 3. Öğrencilerin hatalı davranışları sebep-sonuç ilişkileri gösterilerek ikna edilmeli, eğitimde tatbik edilecek mükafat ve cezalar gerektiği kadar, geciktirmeden uygulanmalıdır. 4. Öğrencilerin olumlu ve başarılı davranışlarına dikkat çekilerek ödüllendirici bir yaklaşım içine girilmeli, sorumluluk verilmeli ve böylece öğrencideki kendine güven duygusu geliştirilmelidir. 5. Öğrencilere yeteri kadar eğlenme, oyun hakkı tanınmalı, iyi arkadaş edinilmesine yardımcı olunmalıdır. 6. Kendi inisiyatifleri ile hareket etme imkanı verilmeli, korku ve endişesiz bir ruh hali geliştirilmeli, baskı ve aşırı denetim altında tutulmamalı, kişiliğini geliştirmesine yardım edilmelidir. 7. Öğrencinin sorduğu sorular cevaplandırılmalı, susturularak öğrenme merakı köreltilmemelidir. 8. Araştırma ve tenkit alışkanlığı kazandırmalı... Devamı

14 06 2017

Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı-2017 Haziran Öğretmen Seminer Ça

Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı-2017 Haziran Öğretmen Seminer Çalışması Stephen Covey’in artık klasikleşmiş kitabı "Etkili İnsanların 7 alışkanlığı"ndan yapılmış bir özet. Önce özeti okuyun, sonra gidip kitabı alın. Bu özet kitabın gücünü keşfetmeniz için yayınlanmıştır.... Birinci Bölüm PARADİGMALAR VE İLKELER İçten Dışa Kişilik ve Karakter Etiği: Başarının temeli olarak gösterilen “karakter etiği” kavramı –dürüstlük, alçakgönüllülük, bağlılık, ölçülülük, cesaret, sabır, çalışkanlık, yalınlık vs.- zamanla yerini -1. dünya savaşından sonra- “kişilik etiği” kavramına bıraktı. Böylece başarı daha çok, kişiliğin toplumdaki imajın, tavır ve davranışların, insanlar arası etkileşim sürecini kolaylaştıran beceri ve tekniklerin sonucunda elde edilir oldu. Bu ise insanları güçlü görünmeye ve başkalarını sindirmeye teşvik ediyordu. Paradigmanın Gücü: Paradigma kişinin dünya görüşünü belirler, bir kuram, bir açıklama ya da başka bir şeyin modelidir. Paradigmalarımız hayatımızı yönetir, ilişkilerimizde belirleyici ve yönlendirici güç oluşturur. “kişilik etiği” ile oluşturulmuş paradigmalar ise baştan sakat yapıdadırlar. Sorunun temeline inmez, yüzeysel kazanımlar elde etmek isterler. Paradigma Değişiminin Gücü: Paradigma değişimi terimini ilk kez Thomas Kuhn kullanmıştır. Ona göre bilimsel alandaki her önemli atılım öncelikle gelenekler ve eski paradigmalardan kurtularak başarılmıştır. Kişilik etiğiyle haftalarca, aylaca ve yıllarca uğraşıp tutum ve davranışlarımızı değiştirmeye çalışsak bile, her şeyi farklı bir biçimde gördüğümüz zaman kendiliğinden olan o değişi... Devamı

14 06 2017

Araştırmacı öğretmen etkinlikleri-2017 Haziran Öğretmen Seminer

Araştırmacı öğretmen etkinlikleri-2017 Haziran Öğretmen Seminer Çalışması Tıpkı akademisyenler gibi öğretmenlerin de aktif birer araştırmacı olması gerekiyor. Öğretmenler araştırmalara yaparak alana katkı sağlamak durumundadır. Eğitimdeki değişim ve gelişmeler, bu sürecin aktif bir parçası olan öğretmenlerin konumun da güçlenmesini sağlayacaktır. Böylece daha verimli bir öğretim programının oluşması da mümkün olabilecektir. Akademisyenlerin okullarda gerçekleştirdiği çalışmalara öğretmenlerin de katılması gerekiyor. Yapılan bu çalışmalarda öğrencilerin samimi cevaplar vermedikleri rapor ediliyor. Hem çalışmaların daha sağlıklı yürüyebilmesi hem de doğru sonuçlara ulaşılabilmesi için bu süreçte öğretmenler de rol almalıdır. Öğretmenlerin çalışmalar yaparak alanlarına katkı sağlamaları mesleki yeterlilikleri açsından gerekli bir aşama olarak görülmelidir. Fakat araştırmacı öğretmenlik modeli üzerine yapılan araştırmalarda öğretmenlerin alanlarına nasıl katkı sağlayacakları, bilimsel araştırma aşamalarını bilmedikleri görülmüştür. Bu sebeple öğretmenlerin henüz üniversiteyken bu modele yönlendirilmeleri, araştırmaya teşvik edilmeleri, bu amaca dönük bilimsel dergilerin, sempozyum ve kongrelerin çoğaltılması bir gerekliliktir. Sınıflar öğretmenler kendi modellerini geliştirebilmeleri için olanak sağlamalıdır. Öğretmenler yaptıkları başarılı çalışmaları uygulayarak ve yaygınlaştırarak alanlarına katkı sunabilirler. Bu sebeple öğretmenlere yönelik bilimsel aktivitelerin çoğalması önemlidir.... Devamı

14 06 2017

Okul Öncesi Sosyal Beceri Destek Eğitimi Uygulamaları-2017 Hazir

Okul Öncesi Sosyal Beceri Destek Eğitimi Uygulamaları-2017 Haziran Öğretmen Seminer Çalışması İhtiyaçları doğru bir şekilde anlaşılmaya başlanan bebek, bu dönemde davranış ve çözüm arasındaki bağlantıyı da kurmaya başlar. Çocuklarının davranışlarını okumakta zorlanan ya da farklı mesajları veren ebeveynler, çocuklarının problem çözme becerilerinin geliştirmesine engel olduklarını fark edemeyebilir. Oyun kurma becerisi ile hayal dünyası genişleyen çocuk, kendi düşünme yapısını da inşa etmeye başlar; kendine has fikirler geliştirerek, yaratıcılığını keşfeder. Bütün bu oyunlar içerisinde, çocuğun kavram gelişimi de hızla ilerler. Çocukların sevdiği aktivitelere ilgi göstermeleri, onlara dikkati sürdürme becerisi ile farklı durumlarda yeni çözüm yöntemleri oluşturma deneyimi kazandırır. Bütün bunlar, çocuğun; problem çözme, analiz-sentez ve muhakeme becerisinin gelişmesine yardımcı olur. Çocuk ile kurulan iletişim yöntemlerinin; destekleyici, düşündürücü ve çözüm oluşturacak yönde olması, çocuğun gelişimine yardımcı olur. Okul yıllarındaki eğitimde ise öğrenci ve öğretmen arasındaki etkileşimin azlığı, öğretimin kalitesini olumsuz yönde etkiler. Eğitim sürecinde; öğrenmenin gerçek amacının, ‘düşünmeyi öğrenmek’ olduğu çocuklara aktarılmalıdır. Çocuklar ‘öğretimi’ ‘başkalarının vereceği bir iş’ olarak görmeye başladıkları andan itibaren, sadece öğrenme konusunda değil, bireysel sorumlulukları almakta da isteksizleşir. Ödev sorumluluğunun yerine getirilmesinde isteksizlik yaşayan çocuğun, öğrenmeye karşı da performansı giderek düşer. D&uu... Devamı

14 06 2017

Okul Öncesi Eğitimi Programı Örnek Atölye Çalışmalarının Değerle

Atölye Çalışmalarının ayrıntılı bilgileri Atölye 1- Bilimin Doğası Doç. Dr. Evrim Genç Kumtepe- Arş. Gör. Ümran Alan İÇERİK: Atölye çalışması bilimin doğası ile ilişkilendirilecek uygulamalı etkinlikler ile yürütülecektir. Bu etkinliklere katılım için herhangi bir fen konusu hakkında belirli bilgi düzeyinde olunması zorunlu değildir. Atölye çalışmasında çocuklarla beraber gerçekleştirebileceğiniz örnek uygulamalarda paylaşılacaktır. KATILIMCI SAYISI: 20 SÜRESİ: 2 saat Atölye2- Okul Öncesi Eğitim Drama ve Matematik Doç. Dr. Serap Erdoğan İÇERİK: Bu çalışmada sunulacak olan etkinlikler 2006 yılında Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde doktora tezi olarak hazırlanan “Altı Yaş Grubu Çocuklarına Drama Yöntemi İle Verilen Matematik Eğitiminin Matematik Yeteneğine Etkisinin İncelenmesi” konulu tezin deneysel çalışma bölümünde yer alan yirmi dört etkinlik içinden seçilmiştir. Bu çalışmada yukarıda sözü edilen yirmi dört etkinliğin içinden seçilmiş olan drama çalışmalarına yer verilecektir. Uygulamalarda drama aşamaları göz önünde tutularak, her bir çalışma ısınma, asıl oyun ve değerlendirme aşamalarını içerecek ve çalışmalar tanışma çalışmalarından başlanarak, ikili ve daha sonra grup çalışmalarına doğru devam edilecektir. Her bir uygulamada uygulamanın içeriğine uygun farklı materyaller ve müzikler kullanılacaktır. KATILIMCI SAYISI: 20 SÜRESİ: 2 saat Atölye 3- e-öğrenme ortamlarında kullanılan teknolojiler Doç. Dr. Alper Tolga Kumtepe Katılımcı Sayısı: 20 İÇERİK: Son yıllarda bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan değişimler kaçınılmaz olarak... Devamı

Hit Toplist - Toplist